EYSEN’den ÖKB Yönetmeliğine Dair Açıklama
EYSEN’den ÖKB Yönetmeliğine dair açıklama gündeme bomba gibi düştü. Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliğinin yayımlanması ile MEB şube müdürlerinin durumuna ilişkin EYSEN yönetimi açıklamalarda bulundu.
Nakiller – 10 Ekim 2024 tarihinde yürürlüğe giren Öğretmenlik Meslek Kanunu ve 21 Aralık 2024’te yayımlanan Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği, eğitim camiasında sevinç ve heyecanla karşılandı. Ancak bu düzenlemeler, Milli Eğitim Şube Müdürlerinin yaşadığı hak kayıplarını yeniden gündeme getirdi. EYSEN’den ÖKB Yönetmeliğine Dair Açıklama Bakanlık yetkililerinin dikkatine sunuldu.
EYSEN (Eğitim Yöneticileri ve Çalışanları Sendikası) Genel Başkan Yardımcısı Zekeriya Eşkikara, Şube Müdürlerinin yaşadığı sorunlara dikkat çektiği açıklamasında, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun öğretmenlerin kariyer gelişimine katkı sağladığını, ancak Şube Müdürlerinin bu kapsam dışında bırakılmasının adaletsizlik yarattığını ifade etti.
Eşkikara, Şube Müdürlerinin eğitim hizmetleri sınıfından genel idare hizmetleri sınıfına alınmasının, öğretmenlik kimliklerinden uzaklaşmalarına ve maddi hak kayıplarına yol açtığını belirtti. Şube Müdürlerinin, öğretmenevlerinden indirimli yararlanma ve müze girişlerinde ücretsiz hizmet gibi öğretmenlere tanınan haklardan mahrum bırakıldığını vurgulayan Eşkikara, bu durumun eğitim liderliği görevlerini yerine getiren Şube Müdürlerini hem maddi hem de manevi açıdan zedelediğini söyledi.
“Hizmet Sınıfı Değişikliği Adaletsizlik Yaratıyor”
Milli Eğitim Bakanlığında Şube Müdürü olan eğitimcilerin, öğretmenlikten ayrıldıkları gerekçesiyle kariyer basamaklarına dahil edilmediğine dikkat çeken Eşkikara, diğer bakanlıklarda bu tür kadro değişikliklerinde hizmet sınıfının değişmediğini hatırlatarak şu örneği verdi:
“Emniyet Hizmetleri veya Sağlık Hizmetleri sınıfındaki bir personelin Şube Müdürü olduğunda sınıfı değişmiyor. Ancak Milli Eğitim Şube Müdürleri, öğretmenlikten genel idare hizmetlerine geçirilerek birçok haktan mahrum bırakılıyor. Bu durum, hukuk ve mantık açısından anlaşılır bir tarafı olmayan bir uygulamadır.”
EYSEN’den ÖKB Yönetmeliğine Dair Açıklama ve Çözüm Önerileri
Eşkikara, Şube Müdürlerinin durumunun iyileştirilmesi için şu önerilerde bulundu:
Milli Eğitim Şube Müdürlerinin Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfına dahil edilmesi.
Öğretmenlik Meslek Kanunu’na, Şube Müdürlerini kapsayacak şekilde düzenlemeler eklenmesi.
Şube Müdürlerinin uzman ve başöğretmenlik hakkından yararlanabilmesi için gerekli mevzuat değişikliklerinin yapılması.
“İstifa Çözüm Değil, Sorunlar Mevzuatla Çözülebilir”
Eşkikara, Şube Müdürlerinin ekonomik dengesizlik nedeniyle görevlerinden ayrılmak zorunda bırakılmasının kamu yararına olmadığını belirterek, çözümün istifa değil, mevcut sorunların mevzuatla çözülmesi olduğunu ifade etti.
“Eğitim Camiasında Eşitlik ve Adalet Sağlanmalı”
Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun hayata geçmesini olumlu bir adım olarak değerlendiren Eşkikara, Şube Müdürlerinin yıllardır yaşadığı sorunların çözülmesi gerektiğini belirtti. Eğitim camiasında eşitlik ve adalet sağlanması için tüm tarafların çözüm odaklı çalışması gerektiğinin altını çizdi.
479 Numaralı Dosya ile EYSEN Resmen Kuruldu
EYSEN Üye Sayısı Bir Haftada 100’ü Aştı
EYSEN’den ÖKB Yönetmeliğine Dair Açıklama
ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU, ÖNCESİ VE SONRASI….
ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ KANUNU, 10/10/2024 tarihinde resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdikten sonra, ADAY ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETMENLİK KARİYER BASAMAKLARI YÖNETMELİĞİ 21/12/2024 tarihinde yayınlandı.
Kanun ve Yönetmelik yayınlanması eğitim camiasında sevinç ve heyecanla karşılandı. Öğretmenlerin kariyer basamakları yolu ile de olsa 10 yıllık hizmetten sonra, her geçen yıl azalan maddi özlük haklarına katkı sağlanacak olması elbette sevinilecek ve olumlu bir gelişmedir. Söz konusu kanun ve yönetmeliğin çıkmasına sevinmek; daha fazlasına da layık olan öğretmenlerimizin en doğal hakkıdır. Kanun ve yönetmelik yayınlandığı günden sonra, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde görev yapan Şube Müdürlerini de bir heyecan sarmakta; adeta mercekle kendileri için bir madde olup olmadığı irdelenmekte ve sonu hep hüsranla sonuçlanmaktadır. Şef kökenli Şube Müdürü arkadaşlarımız dışında, Milli Eğitim Şube Müdürleri; Öğretmen olacağım diye eğitim almış, uzun yıllar Öğretmenlik ve büyük çoğunluğu Okul Müdürlüğü yaparken Bakanlığın açtığı görevde yükselme sınavlarına hazırlanarak mesleki sosyal ve maddi kariyerlerinin daha iyi olacağı düşüncesiyle Şube Müdürü olmuşlardır.
Milli Eğitim Bakanlığında Şube Müdürü kadrosuna geçilince her ne hikmetse kutsal meslek olan Öğretmenliğin askıya alındığı hizmet sınıfı değişikliği; maddi anlamda ve sahada pek fark edilmediği için önceleri ciddiye alınmamıştır. Şube Müdürlüğü görevimizi yaparken; “Siz Öğretmensiniz” vurgusuyla, eğitim ile ilgili tüm komisyonlara başkanlık yapmak, her Bakan değişikliğinde yeniden oluşturulan vizyon ve müfredat gibi yenilikleri anlayıp, sahada anlatmak, sahada eğitim liderliği yapmak gibi misyonlar, Genel idare hizmetleri sınıfına alınarak, aslında eğitimci kimliği alınan Şube Müdürlerine yüklenmiştir.
Milli Eğitim Şube Müdürleri; sonradan düzenleme olsa da uzun bir süre Öğretmenevleri indiriminden faydalandırılmadığı gibi halen Öğretmenlerin ücretsiz ziyaret ettiği müzelere tam ücret ödemekte; belediyelerin ve bazı kuruluşların öğretmenler için uyguladığı indirimlerden mahrum bırakılmaktadır.
Öğretmenlik Meslek Kanunu ile net olarak belirlendiği gibi, Eğitim Öğretim Hizmetleri Sınıfı dışında bulunan hiçbir kamu görevlisi Öğretmen değildir. Milli Eğitim Şube Müdürlerinin de asıl sorun bu noktadan başlamaktadır. Diğer kurumlara bakıldığında; Emniyet Hizmetleri Sınıfındaki, Sağlık Hizmet sınıfındaki bir personel kurumunda Şube Müdürü olduğunda hizmet sınıfı değişmiyorsa, Tarım Bakanlığında görevli mühendis, Şube Müdürü olunca Mühendislik haklarından mahrum bırakılmıyor ve hizmet sınıfı değişmiyor ise Öğretmen, Şube Müdürü olunca hangi mantıkla hizmet sınıfı değiştirilmektedir? Hizmet sınıfı gereği öğretmen sayılmayan Milli Eğitim Müdürünün; ilköğretim haftasında, Öğretmenler Gününde, Öğretmenler adına Çelenk sunmak, Öğretmenler adına konuşma yapmak gibi görevleri; Öğretmen sayılmadığı halde yapması da manidardır.
657 DMK 36/1 GENEL İDARE HİZMETLERİ SINIFI: “Bu Kanunun kapsamına dahil kurumlarda yönetim, icra, büro ve benzeri hizmetleri gören ve bu Kanunla tespit edilen diğer sınıflara girmeyen memurlar Genel İdare Hizmetleri sınıfını teşkil eder.” Olarak tanımlanmıştır. Bu tanımla görev yapan Milli Eğitim Şube Müdürünün; Uzman ve Baş Öğretmenlik unvanı kazanmış Okul Müdürlerinin bulunduğu Eğitim-Öğretim ile ilgili komisyonda başkanlık yapması, Eğitim-Öğretim ile ilgili konularda hizmetiçi Eğitimde “Eğitim Görevlisi” olarak görev alması, sorgulanmalara ve iç çatışmalara sebep olacaktır. Disiplin Amirleri yönetmeliği değişikliği ile halen Okul Müdürünün disiplin amiri olmadığı gibi, odasının temizliğini yapan personelin dahi disiplin amirliği görevi alınarak itibarsızlaştırılan Şube Müdürü; aynı kurumda aynı işi vekaleten yapan görevlendirme Şube Müdürünün “Eğitim Öğretim Hazırlık Ödeneği”ni, ek ders ücretini ve Başöğretmen maaşını hazırlamakla görevlendirilerek psikolojik mobing etkisinde görev yapmaktadır.
Şube Müdürlerinin durumunu iyileştirme adına yapılan ek ders talepleri” fiilen ders görevi yapılmadığı” gerekçesiyle güya uygun olmayacağı kanaatinde olan yetkililer; Okul Müdürü olup, fiilen ders görevi yapmadığı halde vekaleten Şube Müdürlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüğü görevini yürüten personelin Okul Müdürlüğünde alması gereken ek ders ücretinin aynen ödenmesinde hiçbir engel görmemektedir.
Amaç, Milli Eğitim camiasında kangren olmuş, görevde yükseldiği halde gelirde alçalan Şube Müdürlerinin sorunlarını çözmek; iade-i itibarını sağlamak ise öncelikle kaybettiği “Öğretmenlik” hakkının iadesi; sonrası da Öğretmenlik Meslek Kanununa dahil edilerek Uzman ve Başöğretmenlik hakkının sağlanması gerekmektedir. Bu anlamda atılacak ilk adım, 657 DMK 36. Maddesinde yer alan IV – EĞİTİM VE ÖĞRETİM HİZMETLERİ SINIFI: “Bu sınıf, bu Kanun kapsamına giren kurumlarda eğitim ve öğretim vazifesiyle görevlendirilen öğretmenleri (…) kapsar.” İfadesine ilave yapılarak” Bu sınıf, bu Kanun kapsamına giren kurumlarda eğitim ve öğretim vazifesiyle görevlendirilen öğretmenleri ile İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürü, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı ve Milli Eğitim Şube Müdürlerini kapsar.” Şeklinde düzenleme ile Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfına geçilmesidir.
Buradan Şef kökenli Şube Müdürlerini bahane ederek değişikliğe muhalif olacaklar için de; Şube Müdürü atamasında pedagojik formasyonu olma şartı ilave edilmesi, mevcut şef kökenli şube Müdürlerinin pedagojik eğitim almaları şartı ile hizmet sınıfı değişikliği ya da mevcut sınıflarında devam etme tercihi şeklinde çözümler üretilebilir.
Milli Eğitim Müdürü olarak atamada ilk şart “Öğretmen olmak” olduğu halde, Milli Eğitim Müdürü olarak atanırken Genel İdare Hizmetleri Sınıfına atayarak tanım gereği “Öğretmenlikten Çıkartma” nın da hukuk ve mantık açısından anlaşılır bir tarafı yoktur.
Sorunların çözümü; sorunun varlığını kabul etme ve çözüm isteği ile sağlanır. Hukuk Devletinde çözümler elbet de mevzuat değişikliği ile sağlanır.
Yıllarca beklenen Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkmış ve Kanunla ilgili ilk önemli yönetmelik de yayınlanmıştır. Öğretmen arkadaşlarımı kutluyor ve sevinçlerini paylaşıyoruz.
21/12/2024 tarihinde yayınlanan Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği incelendiğinde Şube Müdürleri açısından tek çözümün “istifa” olarak gösterildiği; bunun da geçici 3. Madde bilmecesi ile istifa edip öğretmen olarak atandığımızda, şube müdürlüğünde çalışılan sürelerin uzman ve başöğretmenlik hesabında sayılacak olması; 18.10.2024 tarihinde öğretmen olduğumuz anlamına gelip gelmeyeceği sorularına cevap arayan arkadaşların; bu kazanımın kendi takipleri sonucu büyük kazanım olduğunu ifade edenlerin yanında yer almakta ısrarcı olmalarının şaşkınlığını yaşamaktayım.
Kamuda üst görevlere talip olmak ve atanmak suç değildir. Atandığı görevden ayrılmak ve önceki görevine dönmeyi istemek de kişisel tercih ve haktır. Öğretmen ve Okul Müdürlüğü görevinde iken Şube Müdürü olmuş, yıllarca rotasyon gereği farklı il ve ilçelerde görev yaptıktan sonra bozulan ekonomik dengenin düzeleceğinden ümidini keserek kendi rızasıyla atandığı görevden, yine kendi rızasıyla ayrılması en doğal hakkıdır ve elbette mağduriyet yaşaması beklenilemez. Aksi halde istifayı cezalandırmak olur. Elbet de öğretmenliğe döndükten sonra emsallerinin aldığı Uzman ve Başöğretmenlik hakkı verilmelidir. Şube Müdürü olarak atanmaktan önce Okul Müdürlüğü veya Müdür Yardımcılığı görevi olanlara da bu görevlere yeniden atanmak istemeleri halinde öncelikli olarak atamaları sağlanmalıdır. EYSEN olarak, İstifa etmeyi çözüm olmayıp; kişisel tercih olarak değerlendirmekteyiz. Sorun ekonomik dengenin bozulması ise çözüm orada bulunmalı, başarılı olarak üst göreve atanmış, deneyim ve donanım kazanmış Şube Müdürlerinin sadece ekonomik sebeplerden dolayı görevden ayrılmasında kamu yararı olmadığı kanaatindeyiz.
Zekeriya EŞKİKARA
(EYSEN) Eğitim Yöneticileri ve Çalışanları Sendikası
Genel Başkan Yardımcısı
Şube Müdürlerinin MEB’den İstediği Haklar



